|
1980 yılı başında
İsrail Hükümeti’nin en büyük korkusunun ne olduğu anlaşılmıştı –Irak’ta
olduğu gibi istikrarsız bir Arap rejiminin nükleer silahları elde
etmesiydi.- Başkan Saddam Hüseyin, Osirak’ta nükleer bir santral
kurmuştu ve niyetinin İsrail’e karşı bomba kullanmak olduğunu kendi
beyanatında söylemişti.
İsrail Başbakanı
Menachem Begin, verdiği uğraşlar sonucunda bir karar almıştı –F-16 savaş
pilotları gerçekleştirecekleri bir uçuşla Irak’taki santrali imha
edeceklerdi.- 7 Haziran 1981 günü öğleden sonra, sekiz İsrail
bombardıman uçağı, Bağdat’ın güney doğusunda yer alan El Tuveythe’deki
Irak reaktörüne saldırarak onu yerle bir etmişti. Tarihte ilk kez
nükleer bir reaktöre başarılı bir ön saldırı gerçekleştirilmişti; ilk
defaya mahsus olmak üzere silahsızlanmanın sağlanması için bir saldırıda
bulunulmuş ve nükleer silahların olası yayılımının zorla önüne
geçilmişti.
Bu kitapta, Arap
nükleer bombasının yapımı için Orta Doğu’da tırmanan bir takım çabalara
ilişkin analizler ve İsrail’in kendi ulusal güvenliği konusunda duyduğu
endişelere karşı yaptığı baskının hızlı ilerleyen bir hikâyesi yer
almaktadır –Babil Operasyonu.– İsrail uçakları saldırının ardından neden
yakalanmamış ve nasıl kaçmıştır; baskının gerçekleştirilmesinde aylar
öncesinden ne gibi planlamalar yapılmıştır ve bunu izleyen askeri ve
siyasi kararlar ne yönde olmuştur.
Babil Operasyonu’nun
sonuçları, Orta Doğu’daki güç dengesi üzerinde olduğu kadar, dünyadaki
nükleer silahlanma konusunda da potansiyel bir etki yaratmıştır.
İsraillilerin gerçekleştirmiş olduğu bu ön saldırı vuruşu, 11 Eylül
öncesine ve Birleşmiş Milletlerin Kasım 2002 tarihindeki 1441 sayılı
önergesine artık yeni bir bakış açısı getirmiştir. Güncelleştirilmiş bu
yeni sürümde, yeni bir giriş ve sonsöz bulunmaktadır ve ilk defa bu
baskıda olmak üzere 11 resim ve olayların tam bir kronolojisi yer
almaktadır. |