| |
Freud’dan
Dyserinck’e kadar çok uzun bir yol kat etmiş olan imge incelemeleri,
imgenin karmaşık yapısı gereği edebiyattan psikolojiye, iletişim
bilimden sosyolojiye, tarihten siyaset bilime pek çok bilim dalının
inceleme alanını kapsar. Bu çok yönlülük, imgenin bir yandan ötekini
tanımlamak için kullanılan bir kavram olarak ele alınmasına, diğer
yandan ise, bir algılama şekli olarak tanımlanmasına neden olmuştur. Bir
anlamda her bilim dalı kendine özgü bir imge tanımı ve buna bağlı olarak
imge inceleme yöntemi belirlemiştir. Bu çalışma ise imge incelemleri;
“İmge, bir edebiyat incelemesidir” görüşünü benimseyen Fransız ekolünün,
“İmge, bir tarih veya sosyoloji incelemesidir” görüşündeki Amerikan
ekolünün ve son olarak da “İmge incelemesi, karşılaştırmalı edebiyat
içinde bir bilim dalıdır” görüşünü öne süren Alman ekollerinin dışında
farklı bir yaklaşımla ele alınmıştır. Yaklaşımımıza göre imge
incelemeleri, kendi başına özgün bir bilim dalıdır.
Bu yeni yaklaşım,
bir anlamda her üç ekolün ortak noktalarını alarak bunlardan imge
incelemelerine yeni bir bakış açısı kazandırma iddasındadır. Bu
çerçeveden hareketle, gündelik ve politik biz/öteki tartışmalarının
dışında çıkılarak, incelenecek olan bir imgenin, tarihsel süreç içindeki
oluşumu, toplumsal bellekte kendine yer edinmesi, edebi eserlere
yansıması, günümüz düşünce dünyasına etkisi, bireyin o kavram ile ilgili
zihninde oluşan algılama şekillerinin yapısı ve bireyin davranışlarına
etkisi yaklaşımın ana hatlarını oluşturmaktadır. Bunlara ek olarak, yine
imge incelemlerinin sosyal bilimlerin pek çok alanıyla olan doğrudan
ilişkisi, onun displinlerarası yapısına da vurgu yapmamızı zorunlu
kılmıştır. Bunlar ele alırken “imgebilim kendi başına özgün bir bilim
dalıdır” savı, farklı bir metodolojik yaklaşımla temellendirilmeye
çalışılmıştır. |