SİNEMİS YAYINLARI

                






 

SEVGİLİ MİLLETVEKİLİM

(Sayın Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN'ın önsözüyle)


Bülent AKARCALI

Fiyatı

:14,00 TL

Barkod

:9786054566006

ISBN

:978-605-4566-00-6

Sayfa Sayısı

:162

Basım yeri/tarihi

: Ankara/2011 - Ekim

Boyutları

:14 x 21 cm.

Kapak Cinsi

: Karton Kapak

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk siyasi sisteminin kalbi hükmündedir. Kurtuluş savaşını sevk ve idare eden Meclisimiz aynı zamanda Cumhuriyetimizi kurmuş, modern Türkiye’yi inşa eden irade olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk toplumdaki tüm farklılıkların iradesini sürece yansıtan bir ortak akıl mecraı olarak Meclis’i öne çıkarmış, önemli kararlar Milletin Meclisi tarafından alınmıştır. Türk demokrasisi, 1950’li yıllardan itibaren çok partili siyasi hayata geçilmesiyle birlikte önemli bir aşama kat etmiştir. Siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, gönüllü kuruluşlar, sendikalar, medya ve basın kuruluşları gibi aktörlerin gelişim kaydetmesi, Türk demokrasisinin de güçlenmesini ve kurumsallaşmasını sağlamıştır. Parlamenter demokraside siyasi partiler gibi en önemli siyasi aktörlerden birisi hiç şüphesiz milletvekilleridir. Milletvekili, sadece seçildiği seçim bölgesiyle ilgilenen ve burada yaşayan insanları temsil eden bir siyasi aktör değildir, aynı zamanda yasama faaliyetleriyle tüm Türkiye’yi şekillendiren ve ülkede yaşayan herkesin iradesini emanet ettiği kişidir.

Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin son dönemde kaydettiği tarihi dönüşüm de elbette TBMM’nin ve tüm milletvekillerinin payı ve katkısı bulunmaktadır. Meclisin ve siyaset kurumunun itibarının yükselmesi de yine milletvekili profilinin yaşadığı olumlu değişimle ilişkilidir. Türkiye bugün, Meclisiyle, demokrasisiyle, siyaset kurumuyla bölgesinde örnek gösterilen bir konumda bulunmaktadır.

Muasır medeniyet seviyesini aşma yolculuğumuz bir yönüyle ileri demokrasiye ulaşma yolculuğumuzu ifade etmektedir. İleri demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler gibi hedefler için yaşadığımız dönüşüm, hiçbir zaman bizi geriye götürmemiş, daha ileri standartlara ulaşmamızı sağlamıştır. Bu yolda atılan her adımda Türkiye daha da büyümüş, daha da özgürleşmiş, daha güçlü bir ülke haline gelmiştir. Bugün artık Türkiye’de her türlü sorunun çözüm yeri olarak demokratik siyaset alanı görülmektedir. Türk demokrasisi halkımızın beklentilerini karşılayabilecek, kronik sorunlarını hal yoluna koyabilecek, temel sıkıntılarını aşabilecek imkan, araç ve kabiliyetlere sahiptir. Siyasal sistemimiz, demokrasi içinde meselelerimizi çözebilecek bir olgunluğa, birikim ve tecrübeye ulaşmıştır. Millet Meclisimizde büyük gayret ve fedakarlıklar içinde görev yapan Milletvekillerimizin vizyon, birikim ve kabiliyetleri, siyaset kurumuna duyulan güveni artıran bir faktördür.

Demokrasi yolunda kat ettiğimiz mesafe önemlidir ama daha önemlisi bu konudaki kararlılığımızı tavizsiz devam ettirmektir. Demokratikleşme süreci, içinde kararlılığı, cesareti ve samimiyeti barındıran bir mücadeleyi gerektirmektedir. Son dönemde kaydedilen değişim ve dönüşüm de böyle bir mücadelenin sonucudur. Vesayetçi anlayışlar, çeteler, karanlık odaklar, illegal yapılanmalar geçmiş dönemlerde siyaset kurumuna tasallut etmek istemiş, milletin iradesini ipotek altına almaya ve ülkenin kaderini bir grubun inhisarı altına sokmaya çalışmıştır. Vesayetçi ve müdahaleci anlayışın zayıflatılması, demokrasinin güçlenmesini beraberinde getirmektedir. Milletin iradesini korumak ve yüceltmek, demokrasiye inanan herkesin görevidir, ancak öncelikli sorumluluk, bu emaneti üstlenen vekillere aittir.  Türkiye toplumu ve aziz milletimiz bu ülkeyi, demokrasi ve sivil siyaset eliyle bizzat idare etmeye ehliyetine ve olgunluğuna sahiptir.

Milletimizin kutsal emanetini taşıyan siyasetçilerin de sorumluluklarının bilincinde olmaları, çalışmalarını bu idrakle yürütmeleri gerekmektedir. Geçmişte gücünü, vekili olduğu milletten değil de başka bir takım odaklardan almaya çalışan kötü siyasetçi örneklerini de maalesef çokça görmüştür. Milletimiz, o eşsiz ferasetiyle, kendini temsil etmeye layık olmayan siyasetçileri bu alandan tasfiye etmeyi de daima başarmış, iradesine sahip çıkmıştır.

Bizim siyaset anlayışımızın özünde, “söz de, karar da milletindir” yaklaşımı vardır. Biz, hiçbir zaman milleti seçimden seçime hatırlayanlardan veya millete seçimden seçime gidenlerden olmadık. Milleti küçümseyenlere karşı mücadelemizde hep arkamızda milletimizi bulduk. İnşallah bundan sonra da bu anlayıştan asla taviz vermeyecek, milletimizle aramızdaki muhabbeti daha da güçlendirerek muhafaza edeceğiz.

Parti yöneticisi, milletvekili, bakan olarak Türk siyasetine uzun yıllar emek vermiş, bu süreçte önemli tecrübeler edinmiş Sayın Bülent Akarcalı’nın kaleme aldığı bu kitap, ülkemizde siyaset anlayışının değişimi konusunda tarihi bir belge niteliğindedir. Sadece 1983 sonrasındaki değil çok partili hayatımızın tamamını kapsayacak şekilde, siyasetçilerin milletle ve siyasete etki eden güç odaklarıyla olan ilişkilerini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan Sayın Akarcalı, bunlardan hareketle 24. dönem milletvekillerine çok değerli tavsiyelerde bulunmaktadır.

Sayın Akarcalı’nın bu kitaptaki en önemli tespitlerinden biri de, ülkemizin uzun yıllar merkeziyetçi bürokratik anlayış tarafından, coğrafyamızın ve insanlarımızın gerçeklerinden kopuk bir şekilde yönetilmeye çalışıldığıdır. Bürokratik oligarşi olarak adlandırdığımız bu anlayış, demokrasinin ve siyasetin güçlenmesine paralel olarak zayıflatılmıştır. Artık Türkiye, Ankara’da keyfi kararlar alınıp bunun tüm ülkeye dayatıldığı günleri geride bırakmıştır. AK Parti iktidarlarının ortaya koyduğu yönetim felsefesi, merkeziyetçi ve hantal bürokratik anlayış yerine hizmeti ve insanı merkeze alan, yerel birimlere güç aktaran, sonuca odaklanan bir anlayışı esas almaktadır.

Sayın Akarcalı’nın kitabını okuyanlar, demokrasi ve siyasetin bugüne kadar geçirdiği dönüşümü bütün açıklığıyla göreceklerdir. Türk demokrasisi bütün bu badireleri, sıkıntı ve engelleri aşarak bugünlere ulaşmıştır. Bundan sonraki süreçte Türkiye, enerjisini kendi içindeki kısır tartışmalarla heba etmeyecek, bölgesinde ve dünyada barışı, kardeşliği, huzuru, refahı daha fazla yükseltmek için kullanacaktır.

Sayın Akarcalı’ya, hem siyasetteki birikimini yeni milletvekillerine aktardığı, hem de Türkiye’nin demokrasi yolunda kat ettiği mesafeyi yalın bir şekilde ortaya koyduğu için teşekkür ediyorum. Bu çalışmanın, siyasetçiler başta olmak üzere, her alanda tecrübelerini ve birikimlerini gelecek nesillere bırakmak isteyenler için örnek teşkil etmesini diliyorum

Recep Tayyip ERDOĞAN

BAŞBAKAN