|
 |
Namık KEMAL
(Tekirdağ, 21 Aralık
1840-Sakız, 2 Aralık 1888)
HAYATI
Asıl adı Mehmed Kemal’dir. Babası Mustafa Asım Bey annesi ise Fatma
Hanım’dır. Namık Kemal çocukluğunu dedesinin yanında geçirmiştir. Onun
sık sık görevden alınması dolayısıyla, Namık Kemal bu dönemde
Anadolu’nun değişik yerlerini görme imkanı elde etmiştir. Sekiz yaşında
annesini kaybeden Namık Kemal, eğitimini 12 yaşına kadar Bayezid
Rüştiyesi ve Valide Mektebi’nde sürdürdü. 1853 yılında dedesinin Kars’a
tayini dolayısıyla o da Kars’a gitti ve yaklaşık olarak bir buçuk yıl bu
şehirde kaldı. Bu dönemde tasavvuf, edebiyat ve spor eğitimi aldı. Daha
sonra dedesi Sofya’ya yönetici olarak atanınca, Namık Kemal’e bu kez
Sofya yolu görünür. Burada şairlerle tanışır, Arapça, Farsça, mantık ve
edebiyat bilgisini geliştirir. Bu dönemde şiirler yazmaya başlar. 1856
yılında evlenen Namık Kemal, bu yılın sonlarına doğru dedesi görevden
alındığı için İstanbul’a döner. 1858-59 yıllarında büyükannesi ve
büyükbabasını yitirdiği için baba evine yerleşir. Bu sırada memurluğa da
başlar. Bu dönemde Arapça, Farsça, ve Fransızca bilgisini geliştirmek
için çaba gösterir. 1860’ta Ziya Paşa ile tanışma-sı onun için yeni bir
açılım olmuştur. 1861’de Şinasi ile tanı-şır. 1862 yılında Şinasi ile
birlikte gazetecilik yapmaya baş-lamıştır. Şinasi ile tanışması Namık
Kemal’in Batı Edebiya-tına açılmasını sağlar. Montesguieu’dan çeviriler
yapar. 1865’te Tasvir-i Efkar’ı tek başına çıkarır. Bu dönemdeki
yazıları Sadrazam Ali Paşa’nın dikkatini çeker ve ödüllendirilir. Namık
Kemal 1865’te kurulan, daha sonra Yeni Osmanlılar adını alacak olan
ittifak-ı Hamiyet adlı gizli örgüte üye olur. 1867 yılında yayınlandığı
Şark Meselesi adlı yazısı dolayısıyla Erzurum Vali yardımcılığına
atanır. Bu göreve gitmeyen Namık Kemal 17 mayıs 1867’de Avrupa’ya
(Paris’e) kaçar. 1870 yılında İstanbul’a dönen Namık Kemal, tiyatro
türüne önem verir. Bu tarihten itibaren edebiyat çizgisi tamamen Batılı
bir çizgiye oturur. 1871 yılında İbret gazetesinde yeniden yazmaya
başlar. 1872 yılında Gelibolu yöneticiliğine atanır. 1873 yılında tekrar
İstanbul’a döner. 1 Nisan 1873 gecesi Vatan Yahut Silistre adlı tiyatro
eseri sahnelenir. Bu oyunun ikinci kez sahnelenmesi üzerine Magosa’ya
sürgün edilir. 30 Mayıs 1876 yılında af çıkması üzerine İstanbul’a
döner. 1876’da II. Abdülhamit’in tahta geçmesi üzerine, Şura yı Devlet
üyesi olur. Padişah II. Ab-dülhamit’le görüşerek Kanun-ı Esasi adındaki
ilk anayasa-mızın hazırlamasına katkı verir. Daha sonra II. Abdülhamit
Kanun-i Esasi anayasasının hazırlanmasına katkıda bulunanları
İstanbul’dan uzaklaştırır. Namık Kemal Midilli’ye gönderilir. 1879’da
yazdığı şiirler dolayısıyla Midilli adasının yöneticiliğine atanır.
Celâleddin Harzemşah adlı tiyatro eserini II. Abdülhamid’e sunan Namık
Kemal, makamı yüksel-tilerek ödüllendirilir. Rodos yöneticiliğine 1884
yılında ata-nır. Buradaki görevinde eğitimine ağırlık verir ve Osmanlı
Tarihi adlı eserini yazmaya başladı. 1887’de Sakız adasına atanan Namık
Kemal, yapılan bir ihbar üzerine Osmanlı Tarihi’nin yayınlanan ilk
bölümünün toplatılması üzerine padişaha yaptığı başvurular sonuçsuz
kalır. 1888 yılında yakalandığı zatürre hastalığından kurtulamayarak
ölür. Mezarı Gelibolu’dadır.
EDEBİ KİŞİLİĞİ
Edebiyatımızda şiir, tiyatro, roman, eleştiri, tarih ve biyografi
türünde eser veren ilk yazarlarımızdandır.
Şiirlerini iki ayrı dönemde değerlendirmek mümkündür:
a. 1870’li yıllara kadar yazdığı ilk dönem şiirlerinde Klasik Türk Şiiri
özellikleri görülür.
b. 1870’lerden sonra yazdığı şiirlerde ise biçim bakımından klâsik,
fakat içerik bakımından modern şiirler yazar. Bu dönemde yazdığı
şiirlerinde VATAN-HAK-HÜRRİYET-ADALET gibi temaları işler.
Tiyatro eserlerinde Namık Kemal tarihi kişilikleri ve olayları ele
alarak anlatmak istediği düşünceleri izleyicilerine aktar-ma yolunu
seçer. Vatanseverlik ve insan hakları gibi konula-ra ağırlık verir. Onun
kişileri ya tamamen iyidir, ya da tamamen kötüdür. Kahramanların ruh
dünyasını abartılı bir biçimde işler. Shakespeare, Victor Hugo ve
Corneille’i çok sever. İntibah ve Cezmi adında iki romanı yayınlanan
Namık Kemal, romanlarında vatan sevgisi ve insan hakları konularını
işler. İslam birliği düşüncesi de onun eserlerinde önemli bir yer tutar.
İntibah sosyal, Cezmi ise tarihi romandır.
Tahrib-i Harabat, Mukaddime-i Celal, İrfan Paşa’ya Mektup, Talimi-i
Edebiyat, Bahar-ı Daniş Mukaddimesi adlı eserle-rinde ise dil, edebiyat
yazıları ile eleştiri örnekleri bulunmaktadır.
Tarih alanında yazdığı eserler de Namık Kemal’in hayatında önemli bir
yer tutar. |