| |
Evrensel düzeydeki
küresel politikalar ve yeni dünya politikaları büyük oluşumlarla
şekillenirken, ulus devletler de bu hareketten ister istemez
etkileniyor. Bu bakımdan ülkemizde “stratejik vizyon” tartışmaları
önemli bir “gündem” oluşturdu. Gündemi izleyen devlet kurumları, siyasi
partiler, düşünce kulüpleri, vakıflar ve sivil toplum örgütleri,
sendikalar “Araştırma-Geliştirme” ye önem vermeye başladılar. Çünkü
“Bilgi, doğru bilgi ve strateji” ülkenin hayat kaynağıdır.
Kurgularla,
duygularla, okumadan incelemeden yola çıkanlar gerçek politikaları
göremedikleri gibi, hep yarı yolda kaldılar. Türkiye’nin sorunlarını
çözemediler, “Akıllı bir milliyetçiliği” geliştiremediler. Gençlerimize
iyi örnek olamadılar. Ulusal bir bakış açısını davranışa
dönüştüremediler. Ümit veremediler. Kendileri yeni dünyayı
algılayamadıkları gibi, gençlerin de yeni dünyaya Türkiye gözlüğü ile
bakmasına fırsat vermediler. Yazdıklarını, konuştuklarını kendilerini ön
plana koyarak ve yönlendirerek açıklamaya çalıştılar. Böylece
gençlerimizin objektif düşünce ufuklarını daraltarak onların çağdaş
açılıma sahip olmalarını engellediler.
Toplumsal olaylar,
güvensizlik, yolsuzluk, adaletsizlik uygulamaları toplumda “güven
kültürü”nün oluşmasına fırsat vermedi. Türkiye temsili demokrasi
seviyesine bile ulaşamadı.”Demokratikleşme kültürüne” sahip olamadık.
Siyasi partilerin çoğu da görevini tam olarak yapamadı. Ülke sorunlarını
çözmek isteyen ve çalışkan ruhlu olan siyasetçiler, bürokratlar iyi
değerlendirilmedi.
“Ulusal ve Küresel
Açılımlar” adlı eserimizdeki makalelerimizi yazarken, yukarıdaki
sorunları çözmeye yönelik bir strateji izledik. Okuyucularımızın düşünce
ufkunda yalnız “olumsuz bir bakış” değil,”olumlu bir bakış” kazandırmayı
ve “objektif bakış açısı” ile sorunlara yaklaşmayı sergilemeye çalıştık.
Demokrasi ve İnsan
Hakları’nın önemini, Küreselleşme sürecini, Ulusal Politikaları, Dış
Politika ve Uluslar arası İlişkileri, Balkanlarda, Ortadoğu’da ve
Kafkaslardaki gelişmeleri, Çağdaş siyaset ve yönetişimin nasıl olması
gerektiğini, Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkilerini, kültürel kimliğin
ve kültürel stratejinin etkinliğini araştırarak, bilgi birikimimiz ve
deneyimlerimiz ışığında objektiflik anlayışıyla sunmaya çalıştık.
Özellikle “beyin fırtınası” yaparak, ilgililerin konuları tartışmasına
ve çözüm arayışlarına yardımcı olmak istedik. |