|
İNSAN BU MEÇHUL…
Psikiyatri bilimi,
hiç kuşkusuz, insan ruhunun yapısını kavramaya çalışır. Yine hiç
kuşkusuz, söz konusu bilim, insan mutluluğunun önündeki engelleri
kaldırmaya uğraşır.
Elinizde tuttuğunuz
kitabın yazarı psikiyatr Dr. Yalçın Güzelhan da ‘siyaset psikolojisi’
şeklinde tanımladığı denemelerinde, tek tek insanımızın mutluluğunu
engelleyen toplumsal olayların ardındaki psikolojik nedenleri ortaya
çıkarmaya çalışıyor.
Ancak bu iş
sanıldığı kadar kolay değil.
Atatürk dönemi
yöneticilerinden birinin söylediği ‘Ülkede A’dan Z’ye her şey bozuk…’
tanımlamasının hâlâ sık sık kullanıldığına tanık oluyoruz.
Üstelik yalan değil.
Osmanlı döneminin
‘hasta adamı’ hâlâ iyileşemedi.
Aşağı yukarı bütün
toplumlar düşüne taşına ve çağdaş toplumları örnek alarak sorunlarını
çözdüler, 21. yüzyılın nimetlerini paylaşmaya başladılar.
Bu devirde hâlâ
doğru yolu bulamayıp, geriye gitmeye kalkışanlar azınlıkta kaldılar.
Biz de aynı azınlık
içindeyiz.
Ve ‘arpacı kumrusu
gibi’ düşünüyoruz.
Ülkenin milyonlarca
insanı, yüzlerce bilim adamı, düşünürü, binlerce yazarı, çizeri ve
gazetecisi ülkede işlerin neden kötü (dahası berbat) yürüdüğü yolunda
kafa patlatmakta…
Ortaya koydukları
nedenler ve sonuçların farklılıklarına bakarak bütün bu çabaları ‘körün
fili tabirine’ benzetmek olası…
Herkes bu nedeni,
kendi uzmanlık alanından ve bakış açısından yaklaştığı bir bölüm
sanmakta, olayların bütününe bir teşhis konulması o yüzden
zorlaşmaktadır.
Söylemek bile fazla
sayılır ama ben ifade edeyim; teşhisi doğru konulamamış hastalığın
tedavisi elbette zor, hatta imkansızdır.
Sanırım bizim
başımıza gelen de budur.
Şunu da ekleyeyim;
yakın dostum saydığım Sayın Güzelhan’la siyaset anlayışlarımız pek
uyuşmaz. Buna rağmen ben Doktor’un ortaya koyduğu teşhisin doğruluğuna
inanıyorum. Çünkü kullandığı metot bilimsel…
Tedavi mi?.. İşin
orasını da ancak kitabı okumayı bitirdiğinizde anlayacaksınız. Ben şu
kadarını söyleyebilirim:
Sonuç tek bir sözcük
veya cümle ya da kısa bir önsözde özetlenebilecek kadar yalın değil, çok
daha karmaşık.
Çünkü iş yine dönüp
dolaşıp ‘en büyük bilinmeyen (meçhul)’ insana dayanıyor.
Güzelhan yazılarında
siyasi, ekonomik ve sosyal olayların ardında yatan insanı ve onun
psikolojisini araştırıyor. Bilinmeyene giden bu labirentten bilim
yoluyla okurlarına güvenilir bir çıkış yolu gösteriyor.
İşin bir de matrak
yanı var; ülkenin gerçekten akıl almaz sorunlarına, bir akıl
hastalıkları uzmanının doğru teşhisler koyması, bana kaderimizin cilvesi
gibi görünüyor…
Yalçın PEKŞEN |